Cemil Turgut

DÜŞMAN TEKTİR

Cemil Turgut

Geçtiğimiz hafta bir kez daha yüreklerimiz dağlandı. Tam on iki evladımızı yine kahrolası teröre kurban verdik. Elbette şehit evlerinde miski amber kokusu vardı, elbette o evlerde cennet kokusu vardı. Elbette o evlerde yüzler yeşil oldu. Elbette o evler nurlarla doldu. Elbette onlar şimdi cennette çok güzel köşklerde. Fakat insan olarak aciz olduğumuz için içimiz acıdı, ciğerimiz yandı.

Canını bu vatan için seve seve veren koç yiğitler olduğu için bizler sıcak evlerimizde rahat uyuyoruz, çocuklarımıza sarılıyoruz, iş yerlerimizi açıyoruz, şehrimizin cadde ve sokaklarında rahatça geziyoruz.

Gezmesine geziyoruz da daha ne kadar civan merdimizi toprağa vereceğiz, daha ne kadar anne, baba, eş, evlat gözyaşı dökecek. Milletimiz daha kadar kahredecek, daha ne kadar gizli gizli sessiz sessiz ağlayacak.

Millet olarak artık bu duruma bir dur deme ve aklımızı başımıza almanın zamanı geldi. Topyekun terörün karşısında durmazsak devlet tek başına bir şey yapamaz. Bizler de siyasi ve ideolojik görüş farkı gözetmeksisizin devletin yanında yer almalı, birlik içinde hareket etmeliyiz. Bilmeliyiz ki elli tane düşman da olsa esasen düşman tektir. O elli tane düşmanın ipi tek bir efendiye bağlıdır.

Başta bölgemizde ve Ortadoğu’da olmak üzere dünyada ne kadar büyük huzursuzluk varsa arkasında bir tek şeytan vardır. Siyonist dünya derin devletinin ele geçirdiği büyük şeytan devlet dünyada huzur bırakmadı.

Yani şunu demeye getiriyoruz. Askerlerimizin şehadetinde küçük şeytan ile büyük şeytanın olduğu karanlık hiçbir nokta kalmayacak kadar açıktır. Özellikle ülkemizin Gazze politikası ve Gazze'ye destek mitingleri sebebiyle cezalandırılmaya çalışıldığını görebiliriz.

Küçük şeytan Gazze operasyonunda sıkışınca nefes almak için çareyi büyük şeytanla anlaşarak Türkiye'ye saldırmakta buldu.. Ve öyle anlaşılıyor ki saldırmaya da devam edecek. Onun için devletimizin ve ilgili kurumların acilen önlemleri en üst sınıra çıkarmaları gerekir.

Sadece askere, polise de değil vatandaşlarımıza da büyük saldırılar düzenleyebilirler. Özellikle toplu taşıma araçları ile alışveriş merkezlerinde güvenlik önlemleri sıkılaştırılmalıdır. Her kesin dikkate değer şüpheli gördükleri kişileri ve araçları yetkililere bildirmeleri kendi menfaatlerine olacaktır.

Önlemler alınmadıktan sonra şehit olanlar için kuru başsağlığı dilekleri pek işe yaramıyor biline. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Herkes çekildikten sonra anneler, babalar, evlatlar, eşler, çocuklar ağlamaya devam ediyor. Hayatın geri kalanı onlar için ne yazık ki ruhu olmayan bir bedende yaşamak gibi bir şey oluyor.

Daha önceki yazılarımda da ifade etmiştim. Ülkemizin liderliğinde İslam dünyasıyla büyük şeytanla arasında bir savaş yaşanmadan dünyaya huzur gelmeyecektir. Onun için güçlü bir ülke olmamız noktasında herkesin üzerine düşeni yapması gerekir. Yani çok çalışmalı, çok üretmeli, çok akıllı davranmalıyız. Ayrıca şeytanları gözümüzde büyütmemeliyiz. Unutulmamalıdır ki inanan ve hakkı üstün tutanlar her zaman kazanırlar. 

Yazarın Diğer Yazıları