Turan Yıldız

UMUT

Turan Yıldız

NOT:Bu yazı 24.Şubat.2021 tarihli Elazığ Sonsöz Gazetesinde Yayınlanmıştır.

24 Ocak 2020’de Elazığ’da deprem olmuş, insanlar çadırlarda kışı atlatmaya çalışmaktaydı. Üstüne üstlük bir de Covid-19 sebebi ile Pandemi ilan edilmişti. Tam da bunlar yaşanırken adı sonradan UMUT ELAZIĞ olacak proje ilk kez duyurulmuştu. Takvimler Mart 2020’yi gösteriyordu. Konuya vakıf olur olmaz, Elazığ Şehir Meclisi Dönem Sözcüsü olduğum o günlerde 19 Mart 2020 tarihinde icra kurulumuzla Belediye Başkanını ziyaret ettik. Bu ziyareti Şehir Meclisi ve Şube Başkanı olduğum Ülkücü Teknik Elemanlar Derneği (ÜLKÜ-TEK) adına gerçekleştirdik.

Öncelikle UMUT ELAZIĞ Projesini bilmeyenler için açalım. Sonra da ziyaretimizin içeriğinden bahsedelim.

Bu proje, Fırat Üniversitesinden alınan 300 dekarlık (dönümlük) araziye Belediyenin 300 dekarlık arazisi de eklenerek Aşağıdemirtaş köyü sınırlarında kalan 600 dekarlık alanda bir Villakent yapılması işidir. UMUT ELAZIĞ kısaca budur. Yani bir VİLLA KENT projesidir.

Bu ziyarette Sayın Başkana, Villakent oluşturulmasına karşı olmadığımızı, ancak deprem döneminde sadece üst gelir grubuna hitap edecek bir projenin Sosyal Belediyecilik anlayışına pek de uygun olmayacağını dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık. Bu işin bir boyutu. İşin diğer boyutu ve bizim itirazımızın temelini oluşturan husus ise, villakent için seçilen arazinin konumu ve özellikleri idi.

Seçilen alan ile ilgili olarak dedik ki:

  1. Bu alan TARIM ARAZİSİ.

Dolayısıyla ve doğal olarak tarım arazisinde tarım yapılmalıdır; VİLLA değil; VİLLA KENT ise hiç değil. Bu alanı farklı bir şekilde değerlendirin, lütfen yapılaşmaya açmayın.

2. Seçilen alan düşük kotta bulunduğundan, temiz su, kirli su ve kanalizasyon işletmesinde pompa kullanma zorunluluğu doğacak, bu durum da Belediyeye ek işletme yükü getirecektir.

3. Seçilen alan Malatya yolunda, Hilalkent Mahallesinin 5-6 km ilerisinde. Yani Belediye tarafından verilmesi zorunlu olan ulaşım, çöp alma, temizlik ve diğer hizmetlerde yine Belediyeye ek külfetler gelecektir. Neticede ortaya çıkacak ek işletme giderleri öyle ya da böyle bir şekilde Elazığ halkına yansıyacaktır.

İtirazımızda çıkış noktamızın sonucu da buydu.

Diğer taraftan deprem ve pandemi sürecini en yoğun yaşadığımız o dönemlerde Belediyenin de ek gelire ihtiyacı vardı. Bu proje Belediyeye ekonomik anlamda biraz nefes de aldırabilirdi. Bu nedenle villakent projesine tamamıyla karşı durmadık. Yani, işin özü:

Bu projeyi YAPMA, DEMEDİK.

Bu projeyi başka yerde YAP, DEDİK.

Bugüne kadar hiçbir eleştirimizi laf olsun, muhalefet olsun, dikkat çekelim, öne çıkalım diye yapmadığımızdan; bu konuda da eleştirimizi yaparken eleştirilerimizin yanına çözüm önerimizi de koyduk.

Anlatalım:

İlk çekincemiz sadece üst gelir grubuna hitap edilmesiydi. Bunun için diğer vatandaşlarımıza da dokunulması gerekliydi. Hem herkes DEPREMİ FIRSATA ÇEVİRELİM demiyor muydu?

Neydi bu fırsat? Bizce gerçek fırsat:

Şehir merkezindeki konut sayısını azaltmak. Yani merkezde SEYRELTME yapmak.

Bunu gerçekleştirebilmek için şehrin dış çeperinde ve çok kıymetli bir bölgede 1.284 dekar ve 482 dekar iki ayrı arazi tavsiye ettik. Bu araziler devlete aitti ve Belediyenin mülkiyetine alması çok kolaydı. Ayrıca bu alanların hem zemini yapılaşmaya uygundur, hem kotları kanalizasyon gibi giderlerin kendi cazibesi ile gerçekleşmesini sağlayacak seviyededir, hem de lokasyonu gereği ulaşım, çöp ve temizlik hizmetlerinin verilmesine oldukça müsaittir.

İlk olarak;

1.284 dekarlık alanda şehir merkezini rahatlatacak bir konut projesini izah ettik. %40-45 şuyulandırma ve özel imarla burada metrekaresine, yapı yüksekliğine, emsaline göre değişmekle birlikte 10 ila 15 bin konut oluşturulabilir. Bu konutların yapım işi %30 ila %40 arasında Elazığ’da faaliyet gösteren müteahhitlere verilir, tüm inşaat malzemesi de EBUAŞ üzerinden temin edilebilir. Böylece:

* Şehrimizin inşaat sektörü canlanır ve tüm müteahhitlerimiz 2-3 yıl süre ile iş problemi yaşamaz.

* EBUAŞ’ın 10 ya da 15 bin konut için üretici firmalardan alacağı inşaat malzemesini müteahhitlere devrederken alım-satım arasındaki farktan elde edeceği sıcak para ile Belediyenin acil ihtiyaçları giderilebilir.

* Müteahhitler 50-100-150 konut için aldıkları inşaat malzemesi fiyatlarının altında bir fiyattan malzeme alacaklarından üretim maliyetleri düşer, karlılıkları artar.

* Tüm malzeme Belediyenin elinden geçeceğinden yapılan yapıların tamamında bir standart yakalanır.

* Sonuç olarak Belediye mülkiyetinde yaklaşık 3 ila 6 bin arasında konut oluşturulur. Elde edilen konutlar merkez mahallelerdeki vatandaşlarımızla trampa edilerek merkez boşaltılmış olur.

* Boşaltılan bu alanlarda Belediye tarafından yeni bir imar revizyonu yapılır. Herkesin arzu ettiği bulvarlar, otoparklar, yeşil alanlar, sosyal donatı alanları, vs. alanlar şehrimize kazandırılmış olur.

Vizyon projeleri olan villakent için de 482 dekarlık alanda UMUT ELAZIĞ projesi pekâlâ hayata geçirilebilirdi.

Tabi ki tüm bunlar bizim düşüncemiz. İnandıklarımızı Elazığ ve Elazığlı adına ilgili mercilere aktarmak da görevimiz. Bu anlamda vazifemizi de yaptık.

Sonuçta mühür, halk adına karar verme yetkisini halktan alan Belediye Başkanında. Onun tercihi de Malatya yolundaki arazi olmuştur. Muhakkak onların da kendilerine göre haklı sebepleri vardır. Ama bu haklı sebepleri bilmediğimizi de siz değerli hemşerilerimize ifade etmekte fayda görüyorum.

Yapılacak projenin mimarisi hususunda şu aşamada bir şey söylememiz mümkün değil. Çünkü mimari projeyi tam anlamı ile görmedik. Mükemmel bir mimari eser olabilir. Hatta dünyanın en iyisi de olabilir. Hatta ve hatta çağın ötesinde bir proje de olabilir. Ama bize göre uygulanacağı alan yanlıştır. Bizim şerhimiz sadece ve sadece projenin uygulanacağı alanla ilgilidir. İnanıyoruz ki bizim şerhimiz şehrin geleceği ile ilgilidir.

Bunları siz değerli hemşerilerimle paylaşmak istedim. UMUT’la kalın…

 

Yazarın Diğer Yazıları